Tarihin Faydalarını Açıklayan Osmanlı Türkçesi Metin

Tarihin Yararlarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin
Tarihin Yararlarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin
Selam, tarih severler. Gülensurat
Akdeniz Üniversitesi'nde Doç. Dr. Mehmet Emin Şen'in verdiği Osmanlıca derslerinde; elifbaya hakim olup çeşitli basit metinleri okumaya başladıktan bir süre sonra: daha zorlayıcı ve vakit alıcı belgeleri okumaya girişmiştik. Bunlardan biride Devlet-i Aliyye'nin son zamanlarında Mizancı Mehmet Murad Bey tarafından yazılan Tarih-i Umumi adlı eserdi. Ki bu metin Tarih'i, Adem'in doğuşundan başlatıp, çeşitli önemli olayları, kişilikleri açıklayarak  kendi zamanına kadar getiren genel bir tarih anlatışını amaçlamış bir belgedir.
Tabii günümüzde, çeşitli dizi ve filmlerle çok daha öne çıkmış olan Tarih ilmi, yaşamın bulunageldiği en eski vakitlerden bu yana var olduğu için gerek asırlık belgelerde, gerekse de günümüz belge ve geçmişi kayıt eden kitaplarda; öncelikle Tarih biliminin yararı üzerine çeşitli ve olumlu görüşler sunulur.  Bu 'fragman' tarzı giriş yazılarından birine de Mizancı Mehmet Murat Bey'in Tarih-i Umumi adlı eserinde rastlıyoruz.  Bende, şimdi bu metini çeşitli kısımlara böleceğim ve Osmanlı Türkçesi'nden Modern Türkçe'ye çevirip: yorumlayacağım. 
Bakalım bizden önce yaşayanlar Tarih hakkında ne düşünüyormuş?
Tarihin Faydalarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin - Kısım 1
Tarihin Faydalarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin Kısım 1
{Mukaddime-Önsöz-
Fenn-i Tarih-Tarih Bilimi-
Tarih-i Umumi(Genel Tarih) - Bütün alemin ve hususuyla insanların geçmiş ahvalinden-durumlarından- bahseden büyük bir fendir-bilimdir-. İnsanın Tarih-i Umumi fenninden ettiği istifade pek çoktur. Çünkü, Tarih geçmiş adamların her ahvalinden bahsederek fena adamlardan iğrendirir ve eyi-iyi- adamlara imrendirir ve bu vecihle-sebeble- ahlak ve etvarımızı-tavırlarımızı- ıslah eder. Hükumet memurları Tarih'den herkesten ziyade istifade ederler. Çünkü, Tarih en ziyade memaliklerin-memleketlerin- idaresinden bahsederek hüsn-i idare-iyi irade- ile sû iradenin-kötü irade- yollarını gösterir.
Tarih geçmiş adamlardan bahsetmek içün anlardan-onlardan- kalmış asara-eserlere- muhtaçtır ve anların ahvalini mübeyyin-açıklayan- asar bulunmazsa Tarih dahi, bahsetmekten aciz kalır.}
Diyor metin ve şöyle devam ediyor:
Tarihin Faydalarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin - Kısım 2
Tarihin Faydalarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin Kısım 2
{Bunun içindir ki Tarih dünyaya gelmiş bunca akvamdan-kavimlerden- yalnız Kafkas cinsinin yani renkleri beyaz olan insanların ahvalini ve geçmiş bunca zamandan yalnız iki üç bin bin senenin vukuatı şamildir.}

Kısım 1 ve Kısım 2'ye Şahsi Yorumum:
Tarih yapısı gereği incelediği alan bakımından çok geniş bir sorumluluk taşıyor. Mesela bir savaş inceleniyorsa, öncelikle bunu çıkartan sosyal ve siyasal sebeplerin ortaya konulması gerekir. Çünkü, Tarih sahasına dahil olan herkes bilmelidir ki, insanlığa bu kadar çok yararı olan bir bilimin, 'geride kalmış' olan şeyi açığa çıkarma görevi 'birincil' amacıdır. Peki Tarih bunları nasıl yapacak? Geçmiş kavimlerden kalan her türlü eserden yararlanacak, onları yorumlayacak ve ortaya çıkardığı yeni eserle: 'iyi adamlara' özendirecek, 'kötü adamlar'dan ise tiksindirecek. Tarih ve tarihçinin ilk görevi: 'kötü' adamla, 'iyi adamı' ayırt edebilmek ve sonrada bunu diğer insanlara doğru bir şekilde sunmaktır. Tabii, devlet yönetim kademesinde bulunan insanlar, Tarih ilminden bütünüyle yararlanabilmelidir. Geçmiş insanların 'devlet yönetimi' babında neler yaptığını bilmek: siyasetçinin 'kendi politikasını' oluşturabilmesi açısından çok önemli bir husus.
Şimdi diğer kısıma geçelim.
Tarihin Faydalarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin - Kısım 3
Tarihin Faydalarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin Kısım 3
{Tarihçe bu kadar mühim olan asar üç tanedir:
Evvela(ilk olarak) - Asar-ı Mazbuta-kaydedilmiş şeyler- mesela kitabeler gibi. 
Saniyen(ikinci olarak) - Asar-ı Menkule-anlatılmış, aktarılmış şeyler- mesela ağızdan ağza nakil olunagelen hikayeler gibi.
Salisen(üçüncü olarak) - Asar-ı Atika(eski elle tutulur şeyler) - mesela eski zaman adamlarından kalma binalar, heykeller ve silah vesaire gibi. Kitabeler ve binalar ve silahlar ancak temeddün-medenileşmiş- etmiş bir kavim bırakabilir. Tarihin yalnız, Kafkas cinsinden bahsettiği dahi yalnız o cinsin terakki-ilerleme- ve temeddün ederek asar-eser- bıraktığından ileri gelmiştir.
Her millet büyük vakıaların birini (Mebde-i Tarih -başlangıç tarihi-) ittihaz-kabul etmek- ederek bilcümle vukuatın zaman vukuanı mezkur-adı geçen- vakıaya tatbik-yerine getirme- ile bulurlar. Mesela Ehl-i İslam tarafından ittihaz-kabul olunan- olunan Mebte-i Tarih yahud Res-i Tarih-başlangıç tarihi-, Resulullah efendimizin Mekke-i Mükerreme'den Medine-i Münevvere'ye hicretleridir. Milad, Aleyhisselamın hicretinden altı yüz yirmi iki sene mukaddem-daha evvel olan- vakıa-gerçekleşen olay- olduğundan  milad tarihi Kabl-Elhicre(hicretten önce) 622 yahud k.(hicretten önce) 622 ile ifade edilir.}

Kısım 3'e Şahsi Yorumum:
Tarihsel araştırmalar bakımından kullanılan çeşitli şeyler var ve bunların öncelikli olanı eski zaman insanlarından kalma binalar, kitabeler, silahlar gibi şeyler. Tabii, ağızdan ağza nakil olan hikayeler, anlatılan çeşitli yarı-efsanevi konular olağanüstü motiflerinden arındırıldığı vakit, Tarih'i aydınlatacak, Tarih yazımına önayak olacak konular haline gelebilir. Ki bu yüzdendir ki, medenileşmiş, ilerleme fütuhatına girişmiş ekseriyette 'beyaz' insan cinsi kendilerinden sonra gelecek insanlara bıraktıkları binalar, silahlar, kitabe ve çeşitli hikayelerle Tarih biliminin daha çoğunlukla incelediği toplumlar olagelmiştir. 
Milletler, kendilerine Tarih yazımında çeşitli başlangıç vakitleri seçmişler ve bunlarla farklı ekoller yaratmışlardır. Mesela İslam toplumu kendilerine, başlangıç tarihi olarak Peygamber Muhammed'in, Mekke'den Medine'ye artan baskılar nedeniyle göçmesini-hicretini- seçmişlerdir. Ki bu da 622 yılını gösterir. 
Metnin bu kısmından çıkarmamız gereken en önemli şey: bir tarihi kişiliği yahud olayı 'elle tutulur' hale getiren şey: onlardan bize kalmış materyallerin varlığıdır.
Pekala, şimdi Kısım 4'e geçelim.
Tarihin Faydalarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin - Kısım 4
Tarihin Faydalarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin Kısım 4
{Tarih-i Umumi(Genel Tarih): Kurun-u Ula(İlk Çağ) ve Kurun-u Vusta(Orta Çağ) ve Kurun-u Uhra(Son Çağ) namıyla üç  büyük kısma taksim-bölme- olunur.
Kurun-u Ula, Hilkat-ı Alem'den(Yaratılışın Başlangıcı) Garbi Roma(Batı Roma) İmparatorluğun, inkirazına(çöküşüne) kadar olan müddetten bahseder ki Garbi Roma İmparatorluğu, Hicret'den 146 sene mukaddem(daha evvel olan) inkiraz bulmuştur(yıkılmıştır).
Kurun-u Vusta, Mezkur-Adı geçen yani Garbi Roma- Roma İmparatorluğunun inkirazından(yıkılışından)...
(Devamı diğer görselde)
Tarihin Faydalarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin - Kısım 4
Tarihin Faydalarını Anlatan Osmanlı Türkçesi Metin Kısım 4 (Devamı)
İstanbul'un, Osmanlı tarafından fethine kadar olan zamandan bahseder. İstanbul'un fethi ise Hicret'den 831 sene sonra vakıa olmuştur. Yani Kurun-u Vusta, 978 senenin ahvalinden(durumundan) bahseder.
Kurun-u Uhra dahi İstanbul'un fethinden zamanımıza kadar olan müddetten bahseder.
Tarih'de 'kurun' yahut 'asır' diye yüz senelik müddete dinur-denir-.}

Kısım 4'e Şahsi Yorumum:
Burada, Kısım 3'de bahsettiğim ekol oluşturma, durumuma tekrardan gelmeliyiz çünkü bu yazı İslam Ekolü'nün etkisinde yazılmış bir belge. İlk Çağ, Orta Çağ ve Son Çağ olarak adlandırılan çağların oluşumda İslam dininin ve Hicret kavramının yeri çok büyük. Bu tip bir tarihlendirme işlemini: Müslümanlarca kutsal kabul edilen Kabe'yi sadece bir 'taş, bina' olarak algılamış Marksist Tarih Ekolü'nde görmeniz mümkün değildir. Yani bu kısımda Tarih adına ortaya koyabileceğimiz en iyi çıkarım, onun yazımında farklı görüşlerin olduğu ve bu görüşlerin düşünce dünyamıza zengin bir 'bilgi şöleni' sunacağıdır. İnsan, Tarih'i ve onu yazan farklı düşünceleri ne kadar çok okursa, 'kendi' düşüncesine o denli çok yaklaşır. Eğer bir kimse, farklı kaynakları incelemeden, okumadan, izlemeden direkt bir 'otoriteye' tabii kalırsa: ne yazık ki kendisinde ne 'Tarih şuuru' ne de dirayetli bir takım kazanımlar olur... Yani Tarih biliminin çeşitli faydalarından biride farklı görüşlerle tanışmaktır.

Ehh, Tarih içeriğimizin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Umarım, size yeni bir şeyler katabilmişimdir. Lütfen, bir görüşünüz, öneriniz yahut sorunuz varsa, yorum kutusunu kullanmaktan çekinmeyin. Bir teşekkürünüzü de mutlulukla kabul ederim. İçeriğimi faydalı bulduysanız, sağ alt köşede bulunan paylaşım butonlarından, paylaşabilirsiniz
İyi günler, hoşça kalın! Gülensurat

Etiketler: , ,