Böyle Gidebilemez(!) Değil Mi Ama? #İsyanımVar1

5 Haziran 1989'da Tiananmem Meydanı'ndan Geçen Tankları Durduran Meçhul Asi
5 Haziran 1989'da Tiananmen Meydanı'ndan Geçen Tankları Durduran Meçhul Asi
{Selam, arkadaşlar. Bugün, Pazar, evde otururken #İsyanımVar adlı uzun süredir yapmayı düşündüğüm bir seriyi sonunda yazmayı başarabildim. Gerçi seriye başlangıç duyurusu niteliğinde olduğu için, biraz zayıf kaldığını itiraf etmeliyim. Bu seride; tarihi olayları, figürleri yorumlarken, aynı zamanda kişisel düşüncelerimi de katarak 'harekete geçiren', düşündüren içerikler üretmeyi planlıyorum. Sınav haftaları ve zaruri durumlar dışında her hafta Pazar günleri bu seriyi yapacağım.}



Bir hıyar olmanın ötesinde düşüncelerim var. Tıpkı, kaydedilen bir tınıyım ve bunu çözemiyorum. Dalgalanmış hırslar kalbimi öylesine bürüdü ki, bir aşkın kucağına bırakamıyorum bedenimi. Neden böyleyim? Oysa ne isterim biliyor musunuz, isterim ki; gerçek olsun düşlerim. Nitekim çok kıskancım. Bunu bir öz-eleştiri kabul edin, ben bütünüyle kıskancım, delici bir kötüyüm ve kabullenemediğim görülerim var. Korkularım öylesine derin ki, bu bir dolmuş sırasını beklerken çıkan uzaklaşma hissinden ebediyen daha hüzünlü. Dediğim gibi: her zaman söylediğim gibi: ben 'herkesin' varlığını savunan alabildiğine kıskanç bir öküzüm.  İnsanların, bitkilerin, uçan kuşun, bacaklarını su içmek için iki yana bükmüş zürafanın, yetim bir hırsızın, zengin ama düşünce yönünden fakir godamanın: hepsinin varlığını savunuyorum.
Hepsi bugün benimle olsun ki yarın için planlar yapabilelim. Mamafih yoklar. İnsanlar, artık düşünme babında bir 'ileri harekata' girişmiyorlar. Neden?
Onlara yıldızların altında olduğumuz söylendi, nitekim gerçek yıldızlarla 'beraber' olduğumuzdur. İnsanlar, yıldızlarla birlikte olduğumuzu anladıkları vakit: Spartaküs, Zeus'un katından yanımıza inecek.
Ernesto 'Che' Guevara
Bolivya dağlarında, katledilmiş Ernesto 'Che' Guevara: Bolivyalı Küçük Asker'in tüfeğini büyük bir rahatlıkla ortadan ikiye ayıracak.
Dostum, yoldaşım, bu yazıyı ne zaman, nerede ve ne şekilde okuyacağını bilmiyorum. Fakat, senden şunu anlamanı istiyorum. 'Yıldızlar' bizimle ortak, Küçük Prens seyahatine devam ediyor ve Bambi halen çevresini keşfediyor.
Yoldaşım, tekrardan inanabilirsen; başaracağına, deniz tekrardan yürüyecek sana, yusufçuklar havalanacak ve şart olsun ki Hüseyin'i yok edemeyecek Yezid!
Sen bugün kalkarsan ayağa, Tom Amca asla kırbaçlanmayacak bir daha... Ve sen bugün gülebilirsen küçük bir çoçuğa, ölmeyecek Aylan Kurdi bir daha. İnanmalısın ama, inanmalısın.
Köylerden şehire, şehirlerden köylere: kaldırabiliriz ayağa... Ben size 'Sovyet revizyonizmi' sunmuyorum. Ben insanlara Tengri kanını taşıyan 'Türk töresini' hazmetmiş bir inanç sunuyorum. İsteyebilirsiniz bunu, hakkınız çünkü. Anadolu'yu, Şeyh Bedreddin'i ve Torlak Kemal'i içimize işleyebiliriz, dostlarım. 
Peki bunları nasıl yapacağız? Açık konuşalım, artık 'gizli' bir şey kalmadı. Birbirimize kerkinmekten vazgeçeceğiz. Kendi iktidar kavgalarımızı 'birliğimiz' dahilinde yok edeceğiz. Yada, yok olacağız. Geliyorlar dostlarım, geliyorlar. Beynimizin içindeler, televizyonumuzun ekranlarındalar, bilgisayarlarımızın her yerindeler. Geliyorlar ve hatta geldiler. Bizi, duygularımızı, düşünce gücümüzü yaralamak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.
Rachel Corrie
2003 yılında İsrail tankının altında kalıp, yaşamını yitiren Rachel Corrie; cesur olmasaydı, barışa ve birliğe inanmasaydı bugün ondan bahsediyor olur muyduk? Onun anısına sahip çıkmalıyız, bizler onu bütünüyle görmeliyiz. Onun bakış açısını yakalayabilen bir canlının: katliama, nefrete ve körüklenmiş hırsa tutulabileceğine hiç bir şekilde inanmıyorum!
'Enternasyonel' ne varsa hepsini, kutuplaştırdılar. Devinimlerimizi öylesine böldüler ki onları anlayacak takatimiz kalmadı. Cinsel ayrımcılığı, kadınlara uygulanan şiddeti öylesine normalleştirdiler ki; kan artık gördüğümüz sıradan şeylerden biriyken, iki insanın özgür iradesiyle sevişmesi suç... Dostlarım size yüzlerce özgür adamın, sonsuzluk adına verdiği savaşı anlatabilirim, size Christopher McCandless adındaki berduşun doğada ne aradığını hiç durmadan günlerce haykırabilirim. Nitekim inanmalısınız dostlarım...
Omayra Sanchez
Düşüncelerimizi, birlik için yüceltmezsek; sonunda ulaşacağımız tek yer, ağlayışlarımızın cehennemi olacak. Eğer silahlanmaya devam edersek, düşmanlığımızı fazlalaştırırsak, doğayı anlamayıp onunla savaşmayı sürdürürsek elimize geçecek olan tek şey; sonsuzluğa bakan Omayra Sanchez'i bir başka bedende tekrar görmek olacak.

Etiketler: , , ,