Büyük İskender'in Ordusu ve Komuta Yapısı

Büyük İskender gençlik çağında Aristoteles ile birlikte
Büyük İskender gençlik çağında Aristoteles ile birlikte - Jean Leon Gerome Ferris
Akdeniz Üniversitesi'nde Tarih Bölümü, Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Arslan tarafından verilen Anadolu'da İskender dersi için aldığım notlarımı paylaşıyorum. Umarım bir faydam dokunur. Görüşleriniz, istekleriniz için yorum yapabilirsiniz.

1.) Büyük İskender'in Ordusu 
Büyük İskender'in, Anadolu'ya; sevk ettiği asker sayısı: tam olarak belli sınırlar içinde incelenemez. Çünkü, 334 yılında bile; adı geçen bölgeye bir ordu gönderilmişti. Kimi kaynaklar, 43 bin piyade, 5.500 süvari sayısı verirken, kimi kaynaklarda bu verileri: 30 bin piyade, 5 bin süvari şeklinde ortaya koyar.
Şu kesin ki: Büyük İskender Hellespontos kıyılarına gelmedin evvel yanına 12 bin asker almıştı. Hellespontos'a(Çanakkale) ulaştığı vakit beraberinde tam 15 bin Makedon piyadesi bulunuyordu. Mevcut, 15 bin Makedon Piyadesi, tam olarak 6 phalanx'a bölünmüştü. Adları, Arkadaş Piyade Birlikleri idi. Makedon piyadesini oluşturan diğer diğer kuvvet Hypaspist Birlikleri idi. Hypaspist Birliği,  seçkin kral korumalarından oluşuyor ve İskender ile birlikte savaşıyorlardı. 
Makedon Piyadesi'nin  hoplite ve peltast karışımı teçhizatları bulunuyordu. Ana saldırı silahları sarisa adı verilen; yarım metre-50 santimetre- bıçağı olan, 6 metre boyunda bir kargıydı. Silah-sarisa- çift el ile tutulduğundan; Piyadeler sol omuzlarını koruyan, boyun bölgesinden asılan bir kalkana sahiplerdi. Makedon Piyadesi için en önemli silah, sarisaydı. Zırh pek yaygın değildi, antikçağ yazarları; kesin hatla bir zırh tanımına girişmemişlerdir. Yine de hafif beden zırhlarının olması mantıklıdır. Esaslı korumayı 'sarisa ve onun uzunluğu' sağlamaktaydı. Makedon Piyadesinin, 'kökünü' oluşturan: phalanx tipinde 16 sıra bulunurdu. Bir çatışma, savaş sırasında ilk 3-4 sırası sarisalarını öne tutmuş bir halde mücadele eder geri kalan sıralar ise sarisalarını dik bir şekilde tutardı. Öteden beri gerek Makedon phalanx tipinde gerek Yunan-Sparta; phalanx tipinde önemlilik arz eden en mükemmel vaziyet: piyadelerin her birinin; diğerine muhtaç ve bağlı olmasıydı. 
Geri planda savaş sırasını bekleyen piyade, sarisasını dik bir şekilde tutan; basit bir heykel değildi. Motentumunu, içinde mücadele esnasında doğan: heyecanı ve 'güç duygusunu' silah arkadaşına yansıtmakla yükümlüydü. Ki bu destek 'tutumu' düşmanla direkt çatışan, ön sıradaki piyadeye; karşı tarafın saflarını temizlemek için güç veriyordu. Neticede birbirlerine psikolojik bağlarla yakınlaşmış phalanx ayrılmaz bir bütündü. Elbette phalanx, belli kural ve yapılara göre kurulmuştu.
Nitekim içinde bulundukları bölge ve arazi şartlarına göre esneme payları vardı. İssos Savaşı'nda savaş başlangıcında 36 sıra olan phalanx; ova genişledikçe, Persler ile daha etkili mücadele edebilmek için açılmıştı. İskender'in askerleri, eğitimleri için büyük vakit ve para harcanmış, disiplinli, becerikli adamlardı.
Büyük İskender'in Phalanx'ı
J.M. Roberts - Büyük İskender'in Phalanx'ı









Phalanx piyadesini tamamlayan grup Arkadaş Birlikleri idi. Bunlardan bir kısmı, kral at sırtında savaşırken, onu korumakla görevliydi.  Büyük İskender; imraparatorluğun her yerinden asker topladı ve ulaştıkları yerlere çeşitli güçler bıraktı. 
Süvariler, Büyük İskender'in savaşlarda kullandığı en önemli vurucu gücüydü. Kama biçimde yaptıkları saldırılar çok delici oluyordu. Aynı zamanda Büyük İskender'in imparatorluğunun sonlarına doğru: kraliyet muhafızlarının sayısı 300 kişiydi. Arkadaş Birlikleri gerektiğinde sarisa kullanırdı. Nitekim bu birliklerin asıl silahı fırlatmak için daha fazla avantaj sağlayan mızraktı. 
Makedon ordusunun vazgeçilmez üyeleri hafif piyadelerdi. Ki en önemli hafif piyadeler Yukarı Strymon bölgesinden gelen ciritçi birlikti. 
Okçular, ordunun yine önemli unsurlarındandı. Ordunun geri kalan kısmı: müttefik bölge ve ülkelerden gelenlerde oluşuyordu. Bunlar arasında en önemlileri Teselyalı Süvariler idi. Teselyalı süvariler Arkadaş Birlikleri ile aynı aynı görevi görmüşlerdi. Nitekim Yunan müttefiklerden gelen asker sorunluydu. 7 bin mevcudiyetleri bulunuyordu fakat Anadolu topraklarında etkin olmadılar ve Parmenion'un komutası altına verildiler. Zaten sadakat bakımınca eksiktiler. 
Trakya, Illyria ve Tribal'den gelen 7 bin kişilik bir piyade grubu da vardı. Buralardan alınan askerlerin 'silah altında tutulması' genel olarak memleketlerinde isyan çıkarmalarını engelleme üzerineydi. 
Büyük İskender, tıpkı babası gibi çok sayıda paralı asker de kullanıyordu. Verilere göre yaklaşık 5 bin asker, Hellespontos'a geçmiştir.Fakat bu sayı daha sonraki gün ve yıllar için sabit kalmamış ve Parmenion'un komutasına verilmişlerdir. Genellikle yedekte tutuluyorlardı.
Ordunun ana gücü 15 bin kişilik 'Makedon Piyadesi' idi ve Teselya'dan gelen süvariler onları dengeliyordu. Büyük İskender, Gaugamela Savaşı dışındaki tüm mücadelelerini emrinde bulunan küçük birliklerle kazanmış ve ordu sayısı 333-330 yılları dahilinde, planlı bir şekilde arttırılmıştır. Tyros, Gaza bölgelerinde yapılan kuşatmalarla birlikte azalış gösteren asker sayısı, Amyntas ve Antipatros'un gönderdiği takviye kuvvetlerle dengelenmeye çalışılmıştır. Mamafih, askerlerin uğraştığı zor koşullar, şartlar göz önüne alınınca: ölüm oranının %50'den az olmadığı görülür. Ordunun sayısı, 333-331 yılında, doruk noktasında ulaştı. Fakat, phalanx taburunun sayısı 6'da kaldı. Sadece, Hindistan seferinde yedinci bir tabur oluşturulmuştu.
Nihayetinde, Büyük İskender tıpkı satraplık yönetiminde olduğu gibi 'alt komutanları' bölgelerine göre değil, liyakat usulüne göre atıyordu. Atanmalarını bütünüyle krala borçluydular, bu nedenle isyan etmeleri düşünülemezdi. 
Makedon Phalanx'ını gösteren bir çizim
(By F. Mitchell, Department of History, United States Military Academy) 
Makedon Phalanx'ını gösteren bir çizim.
330'dan sonra Makedon süvarisi büyük bir revizyon içine girdi. Artık ana birliğe, 'ile' değil 'hipparchy' deniliyordu. Hipparchy'lerin sayısı günümüzde bilinmemektedir. 
Büyük İskender'in genel amacı, ordusu arasındaki bölgesel birlik duygusunu bertaraf ederek, 'sadece kendisine' itaat eden homojen bir yapı kurmaktı. Hypaspistler ile phalanx arasındaki ayrım da her zaman sürmüş idi.
330 yılı Büyük İskender'in ordusunda genel bir değişim zamanıdır ve bu zamana kadar 36 bin paralı askerin kullanıldığı bilinmektedir. Bu paralı asker durumunun yanında birde, belirtilen mevcut tarihte artık orduda Helen askerlerin sayısı, Makedonya'dan destek gelmemesi gibi sebeplerle azalmış, doğulu askerlerin miktarı artmıştır. Ki bu doğrulu askerler, 328-7 kışında kullanılmışlar, çeşitli Hint yerel krallarından alınan güçlerle birlikte; Büyük İskender'in ordusu: 120 bine kadar ulaşmıştır. Kral, aynı zamanda 327 yılında 30 bin Baktrian gencinin silah altına alınıp, eğitilmesini istemişti.
Büyük İskender'in Ordusu'nda yapı gittikçe değişiyordu. Makedon birliklerinin, doğulu, İranlı kuvvetlerden bir farkı kalmamıştı. Makedon üstülüğü bitmişti. Ki, Büyük İskender, yukarıda söylenildiği gibi: her zaman sadece kendisine itaat eden bir ordu kurmak istiyordu.

2.) Büyük İskender'in Ordusu'nun Komuta Yapısı
Komuta dahilinde kesin bilgiler vermek zordur. Çünkü karışık rütbe ağıda dair, alt kademeler bütünüyle bilinmez. Hatta yüksek komutada bulunan insanların, yetkisel sınırlarını belirlemek güçtür. Yinede şemasal olarak incelersek: En başta Büyük İskender, Parmenion, daha sonra hypaspistlerin iki lideri, Parmenion'un oğulları Philotas ve Nikanor. Daha sonra phalanx'ın 6 generali: ordu yönetiminde bulunuyordu.
Parmenion belli bir tabura, birliğe komutanlık yapmıyordu. Nitekim Büyük İskender'den sonraki en yetkili kişiydi. Kral ile birlikte savaş meydanında bulunduğu vakit, sol kanadı alan kişi Parmenion'du ve yine ikincil öneme sahip savaşların zihne gelen ilk adıydı.
Büyük İskender, Philotas ve Parmenion'u öldürüldükten sonra makamlar ortadan kalktı. Ki, yine sonlara doğru kral, piyadeyi geri plana alıp, süvariyi yüceltti. Aynı vakit, paralı veya Makedon fark etmeksizin orduyu bölmeye başladı. Ordunun kademesi, operasyonlar çeşitlendikçe; esnek bir hal almaya başladı. Tabii, siyasi etmenler de vardı. Büyük İskender'in nihai amacı, tek etkin ve yetkin kimsenin kendisinin kabul edilmesiydi.

Etiketler: , ,