Makale Yazarken Dikkat Edilecek Kilit Noktalar

İçerik Oluşturucular için çeşitli tüyolar.
Yeni bir günde selamlar, 
Bugünkü içeriğimde sizler için, 'bir makale nasıl yazılmalı ve insanlara ne şekilde sunulmalı?' şeklindeki sorulara cevap vereceğim. Yazımın tamamını okursanız, gelişeceğinize inanıyorum.
Öncelikle, 'yazım' konusuna geçmeden evvel size büyük bir merakla şunu sormak istiyorum; "Neyi anlamaya çalışıyorsunuz?" Ya da şöyle değiştireyim: "Neyi bütünüyle istiyorsunuz?"
Hayatımızı 'arzular' ve bunun için yaptığımız 'hareketler' oluşturur. Herhangi bir şeyi seviyorsak, o konuda kendimizi geliştirmek için çabalıyorsak, araştırmalar yaparız, yeni şeyler duyarız ve okuruz. Bir zaman sonra beynimiz aldığı işlenmemiş bilgiyi; yani veriyi, özümseyerek bünyesine katar ve sizde 'o veriyi' belli bir mantık ve dışavurum neticesinde başka insanlara aktarmak istersiniz. O halde ilk çıkarımınız şu olmalı:

Makale Yazımı


Neyi merak ediyorum ve insanlara öğretmek istediğim şey nedir? Nasıl aktarabilirim? 
Açıkçası bu soruların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü gerçekten bir şey yazılacaksa ve bu insanlığa faydalı olacaksa; ilkin yapılması gereken incelikle düşünülmüş bir tahlildir.
1.) Ben Kimim, Amacımın Hangi Safhasındayım?
Tahlilimiz'den çıkarmamız gereken ilk sonuç şahsımıza ait olandır. İstediğimiz 'olgu' ve onun basamakları bakımından hangi konumdasınız? Misal, kişisel gelişim alanına dair yazılar yazmak istiyorsunuz. Bir tarafta ise; blogunda yıllardır kişisel gelişim yazıları yazan ve kitapları basılmış bir kişi var. İkinizin ortak amacı 'kişisel gelişim' üzerine yazmak ve mevcut kitleye ulaşmak oluyor. Kendinizi bu durumda bir kefeye koymanız gerektiğinde, siz 'daha' işin başındayken, karşınızdaki zat 'aşmanız gereken basamakları' çoktan geçmiş, belli bir düzene ulaşmıştır. Düşünün: hangi aşamadayım?
2.) Yazmak İçin Neler Yaptım veya Çalışmaya Çalıştım?
Biraz komik ve kabul ediyorum çokça da gıcık bir cümle bu: "Çalışmaya çalışmak." 
"İnsan ya çalışır ya boş durur," diyebilirsiniz bana; hak veririm fakat bende size şunları söylemek istiyorum. Hiç yaptığınız işlerden sonuç alamadığınız olmadı mı? "Her şeyi düzenleyip, öyle harekete geçmiştim ama yolunda gitmedi," dediğiniz zamanlar başınıza hiç gelmedi mi? Şöyle bir düşündüğümde illa ki hüsranlar yaşamışsınızdır. Ne kadar çabalasanızda, bir türlü 'o şeyi' tutturamadığınız çirkef vakitlere maruz kalmışsınızdır. İşte ben onu 'çalışmaya çalışmak' olarak adlandırıyorum ve insanları geliştirdiğine inancım kuvvetli.
Tam olarak randımanlı yazmaya başlamadan önce, elinize bir not defteri ve kalem alın: 'ham bilginizi' kağıda bütünüyle dökün; karalamalarla, silmelerle ve değişikliklerle boğuşun. Tabii bunları bilgisayar ortamında da yapabilirsiniz; herhangi bir aksaklık, maraz yaratmaz. Ama dediğim gibi herhangi bir kaynak taraması yahut bilgi pekiştirmesi yapmadan önce 'ham bilgi' dökümünü kesinlikle gerçekleştirin. Bu daha sonra, yazınız konusunda ki hakimiyetinizi arttıracaktır.
3.) İçeriğimi Kaleme Almaya Başladım, Kalem de Beni Görecek mi?
Her insan dünyamızda; kendi kendini kayırır, bunu kötü anlamda düşünmeyin. Ben şimdi bu yazıyı yazıyorum, siz bir ara bloguma uğrayıp, okuyacaksınız. Belli tüyolar alacaksınız, belki burun kıvıracak 'geçtik biz o yollardan' diyecekseniz. Hayatımız, belirsizliklerle dolu ve biz buna katlanmak üstüne mücadele etmek zorundayız. Hemde hiç pes etmeden. 'Noluyo kardeş, savaşa mı katılıyoruz?' 
Hayır, katılmıyoruz çünkü içindeyiz. Az önce ham bilginizi istediğiniz herhangi bir yere aktarmanızı söylemiştim. Bu yazınız bir taslaktı ve muhtemelen türlü hatalar bulunmaktaydı. Kalem'in sizi görmesi ve şahsınızı 'yazım' konusunda kayırabilmeniz; için tahlilimizin bu basamağında ham bilginizin olgunlaşması dahilinde pekiştirme ve kaynak taraması yapmaya başlayabilirsiniz.
3.1) Kaynak Taraması Nasıl Yapabilirim?
En büyük husus, bugüne kadar ki, kültürü ve değerleri hazmedebilmektir. Yeni yaratımlar, yeni anlatımlar; eskilerden güç alır. Oluşturacağınız içeriğiniz; tabii ki yepyeni ve biricik olacak; bu bağlamda bir kuşkuya kapılmayın fakat kaynakları araştırırken ham bilginizin üstüne koyacağınız ve işlenmemiş yazınızı geliştireceğiz için geçmiş yazıları okumaktan ve onları örnek almaktan çekinmeyin.
'Kaynak Tarama' işlemini, Wikipedia, Academia.edu gibi internetin en kapsamlı ansiklopedilerinden yapabilirsiniz, evinizdeki kitaplardan yahut bulunduğunuz bölgedeki kütüphanelerden  de kaynak tarayabilirsiniz. Benim sizden bu aşamada yapmanızı  istediğim tek şey: okuyacağınız yazıları not almanız, makaleninizde bulunmasını istediğiniz kısımları 'özgünlüğünüzle' içeriğinize yedirmeniz.

Makale Yazımı

"Yazım gittikçe güçleniyor çünkü geçmişi yadsımıyorum."
Yukarıya koyduğum tablodaki cümleleri, sizde söylemeye başlıyorsanız: 'ham yazınız' nitelikli bir hale bürünmeye yakındır.  Ben içerik hazırlarken en azından iki üç gün düşünürüm ve size yapmanızı tavsiye ettiğim şeyi: yani, bilgi pekiştirmeyi ziyadesiyle gerçekleştiririm.
Örneğin, Açlık Oyunları ve Günümüze Dair adlı içeriğimi oluşturabilmek için, öncesinde bu konunun geçtiği üç kitabı edinmiştim. Daha sonra bunları dikkatli bir özveriyle okumuş, farklı kaynaklardan çeşitli yazıları incelemiştim. Bir müddet sonra ise zihnimde yazının temeli oluşmuş, haliyle hemencecik yazmıştım. 
Bu şekilde baktığımızda, içeriği yazmadan evvel, 'geçmişi oluşturan' üç kitap, internet dünyasında paylaşılmış çeşitli düşünceler ve benim zihnimde galeyana gelmiş farklı fikirler var. Bunların birleşimiyle oluşan yazım ise 'yeni ürün' olarak meydana çıkıyor. 
3.2.) Etkilenme ve 'Ham Yazı' Aşamasında İntihal'den Nasıl Kaçınılır?
Tüm durumlar için 'ince' sınırlar vardır. Bunlardan 'makale, içerik, yazı' adına her ne diyorsanız; onun: belli kuralları ve sakınmak zorunda olduğumuz şekilleri bizi daha sonra zor durumlara girmekten koruyacaktır. Bu nedenle herhangi bir kişiye ait eseri, olduğu gibi yahut biraz değişiklikle yeniden oluşturmak bir suç ve bana soracak olursanız, haysiyetsizliktir. Bunu şöyle de açıklayabilirim: Tüm şairler 'hayatı' anlatır, kabul, ama 'kendi' sözcükleriyle anlatır. 
İntihal suçuna bulaşmamak ve 'ham içeriği' riske atmamak için: en önemli adım: kaynak göstermektir. Yazınızı güçlendirmek için: kaynakları taradınız, çok güzel, bilgilerinizi eski fikirlerler ve belgelerle geliştirdiniz, mükemmel fakat verinizi 'yeniden oluşturma' aşamasında, doğrudan aldığınız 'başka yazı parçacıklarını' nereden alıntıladığınzı kesinlikle belirtmelisiniz; eğer arama motorlarından kullanmak için grafik yüklemişseniz, eserin sahibi olan kişinin imzasını hiç bir şekilde silmemelisiniz. Ve eğer, önceden izin verilmemişse ki sitelerin büyük çoğunluğunda gerekli açıklamaları yaparlar: izin almadan alıntı yapmayın. Eser sahibiyle iletişim kurun. Bu makalenizi, saygın ve ilerleyen zamanlar için 'güvenilir' kılacaktır. Örnek olarak sayfayı, hızlıca aşağı kaydırıp, en alta bir göz atabilirsiniz: bu kısımda biraz da şaka yaparak, 'Tüm hakları cebimde saklıdır. Elinizi izinsiz sokmayınız,' demişim. Yani bloguma ulaşmış ve olur da alıntı yapacak yahut kaynak göstermeksizin içerik kopyalayacak insanları uyarmışım. 
3.3.) İçeriklerimizin Kıyassız Gücü: Grafikler ve Renkler
Ressamlar, sadece tuvali boyamazlar. Onlar aynı zamanda; düşlerimizi, varlığımızı ve her şeyden önce merakımızı kamçılayarak resim yaparlar; bir 'yazı'da resimlerden, fotoğraflardan ve grafiklerden nasibini almalıdır. Bu aktarmak istediğiniz konuyu; kısa yoldan verecek ve misafiri; site üzerinde tutacak yegane şeylerden biri olacaktır.
Makale Yazımı
İnsanların merakı, onların en büyük destekçisidir. Eğer, yazınız 'gereken göz ve ellere' ulaşsın istiyorsanız: makaleniz görsel ürünler ile kesinlikle desteklenmelidir. Demem o ki: bir ressam olun. 'Kardeş, ben Salvador Dali'ye her gün akşam yemeğine gider gibi bir halim var mı?" 
Onu demiyorum, bende zaten; sakin. Yazınızı yazarken, imkanınız varsa programlarla yeni grafikler üretin, bedava sunulan görselleri kullanın. 
*Görsel kullanımını yeterince yaptığınız vakit, misafirler bundan ziyadesiyle hoşnut olacaktır. Ve aman ha, telif hakkı olan bir görseli, başka yazılara verdiğiniz ehemmiyet ile yaklaşın, sahibi izin vermediği müddetçe kullanmayın.

Makele Yazımı

İçerik padişah ise görsellik vezir olacaktır. Ve vezirsiz bir padişah; eksiktir.

4.) Bir Yazının 'Özgünlüğü' Nedir? Nasıl Değerlendirilmelidir?
Az önce şairlerden bahsetmiştim ve sizde yazdığınız içeriklerin şairisiniz; demeye getirmiştim aslında, çünkü insanlar 'beğenilerini' dile getiren kişilerin, toplumların yanında olur. Hitap edeceğiniz 'toplumu, topluluğu ve kişileri' iyi bilin. Çünkü size sundukları 'öneriler, kutlamalar' ancak o zaman yapıcı olacaktır. Ve bu 'kitlesel yapıcılık' yazılarınızın biricik özgünlük kaynağıdır. 
Makele Yazımı
Kitle seçimi, hedef belirlemek için önemlidir. 
4.1) Özgünlük, 'Sayı' mıdır?
Bazı insanlar 'varlıkları' sayılara dökmeye o kadar bayılıyor ki, bu bir zaman sonra bir sanat olan yazma için bile kilit nokta sayılabiliyor. Büyük bir rahatlıkla şunu söyleyeceğim size: "Özgünlük; ne kelime sayısıdır, ne de çeşitli programların ölçtüğü 'başka yerde yok' durumudur."
Siz izninizi alıp, kaynağınızı gösterip, '2 sayfalık' bir yazıyı, kendi '15 sayfalık' içeriğinize eklediğiniz vakit bu 'yeni bir yaratım, yeni bir ürün, yeni bir düşünce' olacaktır. Yani şahsınıza; biri, "bu yazınız %98, %87 gibi oranlarda kalmış, benzersiz bir yazı değil" dediği zaman, o kişiyle iletişim kurmayın. Çünkü siz ne bir robotsunuz, ne de karşıdaki elinde kırbaçla dolaşan bir köle tüccarı. 21. yüzyılda yaşıyoruz ve 'insanlar' artık; savaşlardan, ölümlerden, biteviye yarıştan bıktı, materyalist düşüncenin sebep olduğu her şeyden sıkıldılar. İnsanlar, biraz önce söylediğim gibi: beğendiği şeyleri 'destekler' ve siz güvenilir olmak için: sadece 'sayılara' köle olmak zorunda değilsiniz.

Makale Yazımı

Sayılar ve veriler, bir yazı için ancak 'sos' olabilir.  Gereksiz yere kullanılmamalıdırlar. 
4.2) Dil Kullanımının ve Noktalama İşaretlerinin Katkısı
Yazımızın sonuna doğru gelirken, bahsini açmak istediğim önemli konulardan biride imla. Gerek üslubunuz gerek de sözcük yapılarınız; imla ile ödüllendirilmediği müddetçe eksik kalacaktır. Tabii Türkçe'nin bütün sırralarına vakıf olalım demiyorum nitekim 'derdimizi ve ileteceğimizi' anlaşılır bir şekilde vermek bizim için her zaman artı özelliktir. Yazım şekliniz, noktalama işaretlerini kullanma yerleriniz ve takınacağınız üslup; siz ancak kitap(e-kitap vb.) okuyup, denemeler yaparken gelişecektir. Açık olayım: bunları gerçekleştirmeyen insan, gelişmeye açık değildir. Ve gelişme ise 'kazanım' için katkılı bir husustur. 
5.) Bir Makale Nasıl Sonlandırılmalıdır?
Her şeyin bir sonu oluyor, malum. Eğer anlatacağınız şeyin sonuna gelmişseniz; geri dönüşler yapıp kontrolleri tamamlamışsanız, durup gerisini misafirlere bırakmak; en iyisidir. Çünkü sizin istediğiniz ve düşündüğünüz şekli almışsa uzatmanın bir anlamı olmayacaktır. Tıpkı şu anda olduğu gibi.

Sorular ve görüşleriniz için yorum kutum hazır bekliyor. Hoşça kalın!

Etiketler: , ,