Afrikanın Sömürgeleştirilmesi ve Kurtuluşu

Yine bu yazımda Avrupanın çeşitli Kıtalara yaptığı soykırımlar ve misyonerlik çalışmalarını anlatacağım tabii sömürge anlayışlarınıda.

Avrupanın çeşitli sapkınlıklarından bahsetmiştim şimdi Afrika Kıtasına karşı yaptığı çeşitli sapkınlık ve sömürme politikasından bahsedeceğim. Afrika Kıtası Nil nehrinin içinde bulunduğu çoğu yerinde her türlü hayvanın barınabildiği yeşilinde kumunda çok olduğu bir kıtadır aynı zamanda maddesel olarak sömürülebilecek bir bölgedir bu bölgeye keşifler ve misyoner yerleşmeleri Orta Çağda başlamıştır. Orta Çağın Avrupalı denizcileri bu bilinen dünyaya seferlerini hiç eksik etmemiş sürekli baskı altında tutmuştur. Bu baskılar ve misyonerlik çalışmaları yüzünden bugün bile Avrupaya bağlı Afrika devletleri vardır.

Afrikanın sömürülmesinin altında yine yerli halkın bilgisizliği yahut iyi niyetliliği vardır. Avrupalı denizciler Afrikanın yerli halkına başta iyi davranmış olsalarda daha sonraları onlara arkasını çevirmiş topraklaını sömürmüşlerdir misyonerlik çalışmalarıyla da halkın mevcut görüş ve inanışlarını hemen olmasada yıllar boyunca uğraşarak değiştirmişlerdir.

Afrika kıtasına karşı ilk fetihler Dört Halife döneminde yapılmaya başlanmıştır bu fetihlerin amacı İslamiyeti Arap Yarımadasının dışında da yaymak idi. Dört Halife Dönemi Hz.Ali ile bittikten sonra tam olarak yayılmacı bir durum Emeviler döneminda yaşanmıştır. Emeviler döneminde Afrika Kıtasının tüm Kuzey bölgeleri alınmış Tarık bin Ziyad önderliğinde ise Avrupaya girilmiş Endülüs Emevileri adı altında birde İslamiyet devleti bugünkü İspanya topraklarında kurulmuştur. Emeviler döneminde İslamiyet hem Avrupada hemde Afrikada yayılma şanşı bulmuştur.

Emevilerin erken yıkılması ve Abbasilerin savaştan çok Bilimle ilgilenmesi zamanla hem Endülüs Emevilerini hemde Afrikanın içlerine doğru ilerlemeye çalışan İslamiyeti zor duruma sokmuştur İslamiyet adına o yüzyıllarda mevcut en büyük ve etkin devlet Abbasiler idi ve yanı başında güçlenen, büyüyen Büyük Selçuklu Devleti var idi zamanla Büyük Selçuklular zamanla yaptıkları savaşlarla ve galibiyetleriyle o coğrafyada ki en etkin devletler içeresine girmeye başlamıştır ve zamanla Abbasilerin görevi olan İslamiyet koruyuculuğunu Büyük Selçuklulur almışlardır. Büyük Selçukluların bu koruyuculuğu üstlenmesinin sebebi Selçuklularının iyice güçlenmesi Abbasilerinde iyice gücünü kaybetmesidir.

Bunları anlatmamın sebebi Avrupalıların bu güçlü devletleri yenemeyerek amaçlarında biri olan Afrikayı sömürmek düşüncelerini gerçekleştirmekdilerinden doğan sinir ve intikam düşüncesinin ne kadar artmış olduğunuzu düşünmeniz içindir. Büyük Selçukluların yıkılım sürecine girmeleriyle birlikte yani Katvan Savaşından 10-15 yıl kadar önce İslamiyetin korumalığı bırakmak zorunda kalmışlardır aynı zamanda Arap Yarımadası olsun Afrikanın kuzey bölgesi olsun burada kurulan çeşitli Şii yahut Sunni İslam devletleri Afrikayı korumanın dışında kendi halkını koruyamayan devletler olmuşlardır. Böyle bir ortamda Avrupa ilk sömürülerine başlamıştır yüzyıl olarak ifade etmek gerekirse 9. ve 10 yylarda başlamıştır ve yavaş yavaş Afrikada müslüman nüfus sayısı azalırken misyonerlik ve sömürme çalışmaları hız kazanmıştır.

Tabii bu sömürme ve misyonerlik çalışmaları sonuna kadar süremezdi Osmanlı İmparatorluğunun zamanla büyümesi ve Afrikaya el atması ile Avrupa tekrardan bu topraklardan çekilmek zorunda kalmışdır özellikle 1. Süleyman zamanında Oruç Reis olsun kardeşi Hızır Reis olsun Avrupaya rahat vermemiş Afrikayı kuzey bölgelerinden korumuşlardır. Az önce Hızır Reis dediğimiz denizci 1. Sülüymanın onu Kaptan-ı Derya yapmasıyla birlikte Hayreddin isminide alıp Hayreddin Reis olarak denizlerde nam salmıştır. Osmanlı devrinde de Afrikada varlık gösteremeyen Avrupanın Afrikiaya rahatça girip sömürmesi ve yerli halkı Hristiyan yapmaya çalışmaları Osmanlı İmparatorluğunun İmparatorluktan çıkarak yavaş yavaş Devlet haline dönüşmeleri yani 18. ve 19. yylarda başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasıyla birlikte Türk halkı Anadoluyu savunmak ve Devletlerini tekrardan kurmak için yaptığı savaşlar yüzünden Afrikayı unutmuşdur. Bu unutmayla birlikte o zamanların güçlü İmparatorlukları İspanya olsun İngiltere olsun bunu iyi değerlendirmiş ve Afrikaya çeşitli milletlerle girmişlerdir.

Günümüz Afrikasın dan bahsedecek olursak yapılan misyonerlik çalışmaları sebebiyle çoğu Afrika devletlerinin çoğunluk dini Hristiyan dilleri çeşitli Avrupa devletlerin dilleridir örnek verecek olursak İngilizce, İspanyolca, Portekizce gibi. Bunun dışında özünü bırakmayan aynı zamanda İslamiyeti kabul edip bağımsız olan bir çok Afrika devletide bulunmaktadır.

Okuduğunuz için Teşekkür Ederim.
Ufuk Ali Kaftanlı.